“Çocukların Dağa Kaçırılması” Halk Sağlığı Sorunudur!

Prof. Dr. Hüseyin PER

“Çocukların Dağa Kaçırılması” Halk Sağlığı Sorunudur!

 

Sağlık, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “herhangi bir hastalık ve güçsüzlük halinin olmaması ve bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam bir iyi olma durumu” olarak tanımlanmıştır.

Bu tanıma göre sağlıklı bir toplumun oluşabilmesi ve çocukluk, ergenlik çağında yaşanan sıkıntıların aşılabilmesi için başta aile olmak üzere, toplumun her aşamasındaki bireylere görevler düşmektedir. Özellikle biyolojik, psikolojik ve toplumsal gelişim sürecinde en çok sorunların yaşandığı ergenlik döneminde çok dikkatli olunması gerekmektedir.

“Çocukların ve Gençlerin Dağa Kaçırılması” eylemi Çocukların akıl ve beden sağlıklarına ve toplumsal uyumlarına olumsuz etki edeceği aşikârdır. Ailesi sevgisi, toplum desteği ile büyüyen bir çocuk hem kendi hem ailesi hem de devletinin geleceğine katkı sağlar. Bunun tam tersine art niyetli siyasi minvaller tarafından bölücü terör örgütü olan devşirilen çocuklar güvensiz, karmaşık duygu, düşünce ve çelişkiler içerisinde hem kendisine hem ailesine hem de topluma zarar verecektir. Bu puslu havadan istifade eden bölücü oluşumlar masum evlatlarımızı sinsi bir yılan gibi avlamaktadır. Özellikle terör örgütüne devşirilmek üzere dağa kaçırılan çocukların olumlu düşünmesi beklenemez. Bu çocukların kişiler arası ilişkilerde sorunlar yaşayan, dürtülerini kontrol edemeyen, sınırlarını kestiremeyen, suç işlemeye eğilimli olması maalesef beklenen durumlardandır.

Bu olumsuzlukların azaltılabilmesi ya da ortadan kaldırılabilmesi ve çözülmesinde başta Türk tabipleri olarak tüm kurum ve kuruluşlara önemli görevler düşmektedir. İlk olarak Çocuk ve ergenlerin bu durumunu istismar eden siyasi şer odaklarının temizlenmesi, onlara destek veren oluşumlarında eğitim, yargı, siyaset kurumlarında FETÖ’de olduğu gibi gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Çocukları dağa kaçırılan Diyarbakır’lı annelerin HDP İl Başkanlığı önündeki oturma eylemi tüm Türk toplumun yüreğini sızlatmaktadır. “ O annelerin haklı tepkisi başta HDP gibi teröre destek veren parti ve diğer oluşumları ve PKK’yı yakıp kül edecektir”

Ayrıca başta ülkenin milli birlik ve beraberliği gibi konular olmak üzere hemen hemen her olay hakkında gerekli gereksiz açıklamalar yapan sözde aydın geçinen kişilerin Diyarbakırlı Annelerin HDP önünde PKK tarafından kaçırılan çocuklar için yaptığı eyleme sessiz kalmaları da şaşırmadığımız beklenen bir durumdur. Ülkemizde yaşanan hemen hemen her olayda yerli yersiz açıklamalar yapan, bildiriler imzalayan sözde aydınlar nerede? Neden bu olay karşısında sessiz kalıyorlar? HDP ve PKK aleyhine neden açıklama yapmıyorlar? Neden mi? Çünkü onların niyeti üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Onların insan hakları, bu gibi konular da umurlarında değil. Bunların ikiyüzlü tavırları halkımız tarafından görülüyor ve not ediliyor.

Yıllardır sindirilen, baskı gören ve ölümle tehdit edilen o annelerin sabrının taştığını görüyoruz. PKK tarafından dağa kaçırılan o çocuklar mutlaka geri dönecektir. Sadece Diyarbakırlı anneler değil, diğer birçok şehirde aynı durumda olan anneler de seslerini yükseltmeli ve HDP ve PKK’ya ve onların destekçilerine karşı tepkilerini dile getirmelidir. Başta hükümet yetkilileri olmak üzere diğer partiler, TTB genel merkezi dahil tüm kuruluşlar bu eyleme sessiz kalmamalıdır.

Saygılarımla

 

Prof. Dr. Hüseyin Per

Çocuk Sağlığı ve Çocuk Nörolojisi Uzmanı

Kayseri Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı