(0352) 222 46 59

ktabipodasi@gmail.com

Anasayfa / İçerik Yönetimi

Kayseri'de salgın Kasım ayında yine artışta


Kayseri Tanip Odası Başkanı Doç. Dr. İlhan Şahin, koronavirüs vaka sayıları bakımından Ekim ayını nispeten iyi geçiren Kayseri'de, Kasım ayı ile birlikte, polikliniklere başvurularda önemli oranda artış yaşandığını ifade etti. Kayseri'nin, terbir alınması gereken kritik bir süreçten geçtiğini vurgulayan Şahin, "Eğer bu tedbirler şimdi alınmazsa, Kasım ayı sonunda bir ay önceki duruma düşebiliriz. İl Hıfzıshha Kurulumuz, ülkemizde geçen hafta alınan genel tedbirlerden bir gün önce ilde bazı tedbirlerin alınması yönünde karar aldı, dileriz ki bunlar yeterli olur. Ancak her ne tedbir alınırsa alınsın bu konuda her şeyden önce vatandaşın duyarlılığı önemli. Vatandaşlarımız hayatlarının tekrar kısıtlanmamasını istiyorsa, toplu etkinliklerde bulunmamalı, kalabalık ortamlardan kaçınmalılar." dedi.


"HABERSİZ DENETİMLER ARTIRILMALI"
Yalnızca vali, belediye başkanı gibi üst düzey il yöneticiler tarafından yapılan denetimlerin yetersiz kalacağını belirten Şahin, habersiz denetlemelerin artırılması gerektiğine işaret etti. Bunun yanı sıra, giriş çıkışların yoğun olduğu alanların tespitinin de önemli olduğuna dikkat çeken Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kayseri'de koronavirüs tedbirleri konusunda en dikkat edilmesi gereken noktanın denetim olduğuna inanıyorum. İlimizin yöneticileri ve hatta bizzat en büyük makamlardaki; valimiz, belediye başkanlarımız denetime çıkıyor ancak bu denetimler sembolik denetimler. Asıl olması gereken, devletin alt kademe çalışanlarının ansızın yapacağı denetimler. Ticaret hayatının denetlenmesi, sanayide çalışan yükünün ağır olduğu alanların denetlenmesi ve asıl önemlisi çok giriş çıkış yapılan yerlerin tespit edilmesi gerekiyor. Örneğin, küçük esnaf olmasına rağmen manav ve kasaplar giriş çıkışların yoğun olduğu yerler. Bu gibi yerlerin, gözlem yoluyla tespit edilerek, buralarda tedbirler artırılmalı. Okullarda yapılan denetimler de çok önemli. Şu anda yapılıyor ama bu konuda gözden kaçacak en ufak bir salgın emaresi, üzerine gidilip denetleme yapılmazsa, başımızı ağrıtabilir."


"CUMA NAMAZLARIYLA İLGİLİ ÖZEL TEDBİRLER ALINMALI"
Öte yandan, havaların soğuması ile birlikte, geçen haftadan itibaren Cuma namazlarının cami içerisinde kılınmaya başlanmasının da ciddi bir tehlike olduğunu vurgulayan Şahin, "Tabii ki hiç kılınmasın demiyoruz ama vatandaşların soğuk havalarda dışarıda namaz kılabilecekleri şekilde çadır kurmak gibi girişimlerde bulunulabilir. Bunun yanı sıra imamlara bu konuda eğitim verilmeli, vatandaşı uyarması sağlanmalı, hava soğuk bile olsa camilerin pencerelerinin açık bulundurulup sık sık havalandırılması sağlanmalı." diye konuştu.


"AÇIK HAVADA SİGARA İÇİLMESİ BULAŞ RİSKİNİ ARTIRIYOR"
Sigara içerken, maskelerin indirilmesi ve üflenen dumanla birlikte olası bir hastalık durumunda virüs yayılımının kolaylaşmasından dolayı, açık havada da sigara içmenin yasaklanması gerektiğinin altını çizen Şahin, en çok risk teşkil eden alanların, maskelerin indirildiği yeme içme mekânları olduğunu belirtti.


"AŞI HABERLERİ REHAVETE YOL AÇMAMALI"

Aşıyla ilgili yapılan umut verici haberlerin de vatandaşta rehavete yol açmaması gerektiğini kaydeden Şahin, "Aşı haberlerinde, 'birkaç ay içinde yerli aşı hazır' gibi söylemlerin doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü vatandaşta psikolojik rahatlamaya neden olacak her şey risk içeriyor. Öte yandan, süreç hızlı olsa da, yerli aşının 4 aydan önce hazırlanması mümkün görünmüyor. Ki, daha sonraki safhada da üretim aşaması geliyor. Onun dışında toplumun bağışıklık kazanması süreci de çok uzun bir süre. Biz, aşımızla ilgili umutluyuz elbette ama yurt dışında Faz 3 aşamasına gelen aşıların da ülkemizde uygulaması elbette olacak. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen Kasım, Aralık, Ocak ayları solunum yoluyla bulaşan hastalıkların arttığı aylar. Bu nedenle hem vatandaşın hem devletimizin terbiri elden bırakmaması gerekiyor.